İsrail’in İran’ın üst düzey güvenlik şefi Ali Laricani’yi hedef aldığı iddiası Ortadoğu’da yeni bir denklemi mi başlatıyor? Peki Çin neden susuyor? Yanıt, Pekin’in son 4 yıldır Laricani ile yürüttüğü gizli diplomaside aranıyor.
Ali Laricani Kimdi? Neden Öldürüldü? Çin; İran Savaşında Sessizliğini Nasıl Bozdu?

ABD-İsrail-İran savaşı 18. gününde kritik bir eşiğe geldi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin Tahran’a düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü iddia etti . İran cephesinden ise Laricani’nin sosyal medya hesabından ıslak imzalı bir not paylaşıldı ancak bu paylaşım hayatta olup olmadığına dair netlik içermiyor .
Bu belirsizlik ortamında tüm dünya gözünü çok daha kritik bir soruya çevirmiş durumda: Çin nerede?
İran’ın enerji ortağı, stratejik müttefiki Pekin yönetimi, İran toprakları bombalanırken neden sessiz kalmayı tercih ediyor? Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre yanıt, son 4 yıldır Pekin ile Tahran arasında yaşanan görülmemiş temas trafiğinde gizli.
Çin’in 4 yıllık Laricani mesaisi
İddiaya göre, Ali Laricani son altı aydır Çinli yetkililerle normal diplomatik protokollerin çok ötesinde bir temas trafiği yürütüyordu. İran’ın “Kennedy Ailesi” olarak nitelendirilen nüfuzlu Laricani ailesinin en güçlü üyesi olan Ali Laricani, 2021 yılında Çin ile imzalanan 25 yıllık stratejik anlaşmanın da mimarlarındandı . O tarihten bu yana Pekin’in Tahran’daki en güvenilir muhatabı konumunda.
Ancak son aylarda bu ilişki yeni bir boyuta taşındı. Çinli istihbarat ve askeri yetkililerin, Laricani ile doğrudan temas kurarak İran’ın savunma stratejisini ve olası bir savaş senaryosunda Pekin’in rolünü masaya yatırdığı öne sürülüyor. Bu görüşmelerin detayları henüz netlik kazanmasa da, Laricani’nin ABD ve İsrail’in bir numaralı hedefi haline gelmesinde bu gizli Çin temaslarının rol oynadığı konuşuluyor.
Çin’in sessizlik stratejisi: Sahnede değil, kulislerde
Peki Çin neden hala resmi bir açıklama yapmıyor? Analistlere göre yanıt basit: Çünkü sessizlik, Çin’in ta kendisi.
İran’ın füzeleri Amerikan GPS’i yerine Çin uydularıyla hedef bulurken, Körfez’deki ABD üsleri, veri merkezleri ve kritik tesisler Çin’in sağladığı istihbarat koordinasyonuyla vuruluyor. Savaştan hemen önce Rusya, Çin ve İran, Hürmüz Boğası’nda ortak deniz tatbikatı yaptı. Çin ringe çıkmadı ama rakibini antrenmanda hazırladı, teknolojiyi sağladı, navigasyonu verdi.
Sonra kenara çekildi ve izlemeye başladı.
Herkes “Çin neden sessiz?” diye sorarken, Pekin stratejisini uyguluyor: Düşmanın kendi kendini yok edişini izlerken araya girmezsin. Ve şu an süreç, Pekin’in beklediğinden bile hızlı işliyor.
Laricani’nin Çin bağlantısı neden önemli?
Laricani, sadece bir güvenlik şefi değil. Batı felsefesi doktorası olan, Kant üzerine tez yazmış bu pragmatist isim, İran’ı Rusya ve Çin ile pazarlık masasında temsil eden en güçlü müzakereciydi . Çin ile 400 milyar dolarlık anlaşmanın mimarı olan Laricani, aynı zamanda Washington ile yapılan son görüşme turu öncesinde Tahran’ın çerçevesini belirleyen isimdi .
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Laricani’nin öldürüldüğü açıklamasının ardından yaptığı konuşma dikkat çekiciydi: “Bu sabah, İran’ı fiilen yöneten gangster çetesi Devrim Muhafızları’nın patronu Ali Laricani’yi ortadan kaldırdık. Bu, İranlılara kendi yöneticilerini görevden alma şansı verme çabalarımızın bir parçası” .
Çin sessiz ama sahadan kopuk değil
Çin’in bu “temkinli” duruşu iki nedene dayanıyor: Birincisi, Tahran’daki en güvenilir muhatabı Laricani’nin akıbeti netleşene kadar resmi bir tavır almaktan kaçınıyor. İkincisi, İran’a yapılan 400 milyar dolarlık yatırımın akıbeti Pekin için hayati önem taşıyor.
ABD-İsrail ittifakı İran’ı vururken, Çin’in sessizliği, Washington ile doğrudan bir çatışmanın eşiğine gelmeme stratejisi olarak okunuyor. Ancak perde arkasında, Çin’in Ortadoğu’daki varlığını her geçen gün derinleştirdiği ve Laricani gibi kilit isimlerle kurduğu bağların savaşın seyrini etkileyeceği kesin.
Laricani’nin durumuyla ilgili Tahran’dan gelecek resmi açıklama, sadece savaşın değil, Çin’in İran stratejisinin de geleceğini belirleyecek.




